Lazer epilasyonun uygulama yoÄŸunluÄŸu.

October 9th, 2006

Seans sayısı ve sıklığı uygulanacak yere ve kişiye göre değişmektedir. Özellikle hormon bozukluğu olan kişilerde ise tedavi ile epilasyon beraber yürütülür. Yeni tüylerin oluşmasında hormon tedavisi, var olanların yok edilmesinde ise epilasyon uygulaması ile çözüme ulaşılır.Lazer aletlerinde dalga boyu ile derine işleme kabiliyeti doğru orantılıdır. Derine işleme ‘nin sağladığı avantajlar ise sürenin kısalması, seans sayılarının azalmasıdır.İyi ve kaliteli bir lazer aleti ile hem açık hem de koyu tenlerde istenen başarı elde edilmeli, özellikle esmer tenlerde de tercih nedeni olmalıdır. Son yıllarda lazer teknolojileri oldukça ilerlemiş ve soğutma sistemleri ile acı en aza indirilmiştir.Uygulanan bölgelerin her geçen gün artması, sürenin kısalması ve yan etkinin en az düzeye inmesi ile epilasyonda lazer birinci tercih olma yolundadır.

Hamilelikte lazer epilasyon riskli midir?

October 9th, 2006

İstenmeyen tüyler özellikle yüzde olanlar günümüz kadınlarının sorunlarından birisidir. Gerek vücutta gerekse yüz ve çevresinde büyüyen bu tüylerden kurtulmak için pekçok yöntem mevcuttur. Ağda gibi geleneksel yöntemlerin yanısıra günümüzde laser epilasyon ve elektroliz gibi değişik ve modern yöntemler de kullanılmaktadır. Modern yöntemlerin farkı ağda gibi geçici bir çözüm yolu olmayıp istenmeyen tüylerden kalıcı şekilde kurtulmayı sağlamasıdır.
Bu yöntemlerin gebelik öncesinde ya da gebelik sırasında kullanılması anne adaylarında zaman endişeye neden olabilmekte ve gebelikte kullanımlarının güvenilirliği konusunda kafalarında soru işaretleri oluşmaktadır.
Lazer epilasyon, Lazer (Laser) ışık enerjisi kullanan bir tekniktir. Ortaya çıkan elektromanyetik ışıma röntgende kullanılan X-ışınlarından farklıdır ve doku içinde ilerleme özelliği yoktur. Işın sadece işlemin yapıldığı alana örneğin sadece yüze etki eder ve etki alanı sadece birkaç milimetre ile sınırlıdır. Bu nedenle anne karnı içindeki bebeğe ulaşması ya da zarar verebilmesi mümkün değildir.
Benzer şekilde radyo dalgaları ile çalışan epilasyon sistemlerinde de bebek ile ilgili bilinen bir risk söz konusu değildir. Bu cihazlar x-ışını ile çalışan röntgen cihazlarına göre daha düşük ferakans ve enerjide radyasyon ile çalışmaktadırlar. Bundan daha önemlisi söz edilen radyasyon iyonize edici özelliği olmayan radyasyondur. İşlem bittiğinde ortada radyasyon da kalmaz. Bu nedenle gebelikte kullanımı ile ilgili bilinen bir risk söz konusu değildir.

Lazer epilasyonla, cilt rengi ve uygulama alanı bağlantısı

October 9th, 2006

Lazer epilasyon vücudun tüm bölgelerinde rahatça uygulanır. Diğer epilasyon türlerine göre işlem oldukça kısa sürer ve epilasyondan sonra hastalara herhangi bir kısıtlama yapılmaz (duş almamak,denize girmemek v.b.). Lazer epilasyonun başarıya ulaşma süreci kişisel faktörlere bağlı olarak değişir. Beyaz tenli ve koyu renk tüylenmesi olanlar, esmer ve açık renk tüylenmesi olan kişilere kıyasla daha kısa sürede sonuca varabilirler. Ayrıca yapılan çalışmalar 35 yaş üstü olan kişilerde epilasyonun daha başarılı olduğunu gösterir.Tedavinin süresini kısaltmak için, hastaların seans aralarında çıkan tüylere ağda, ip, cımbız gibi yöntemler uygulamamaları gerekir.Lazer epilasyon, ciltte kalıcı izler bırakmaz. İşlem sonrası uygulama yapılan bölgede hafif bir pembeleşme olması doğal sayılır. Bu renk değişikliği birkaç dakikadan birkaç saate uzayabilir. Bunun dışında ciltte herhangi bir etki yaratmıyor.Gebelik ve emzirme dönemlerinde lazer tedavisine ara vermek gerekir. Lazer epilasyon tedavisi yaptırmayı düşünen kişilerin dikkat edecekleri tek nokta, istedikleri bölgenin bronzlaşmasını tedavi süresince en aza indirmek. Çünkü bronz tene yapılan işlemde lazer dozu çok düşük tutulmak zorunda. Bu da tedavi etkinliğini azaltan bir faktör. Son derece pratik, güvenli, ağrısız olan bu yöntemde infeksiyon riski kesinlikle yok. Yeni sayılabilecek bir yöntem olmakla birlikte, bugüne kadarki araştırmalar, lazer epilasyon tedavisinin herhangi bir yan etki veya kalıcı zarar yaratmadığını gösteriyor.Tedavi, seri şekilde lazer atışlarından oluşur. Her bir lazer atışı yaklaşık 1 santimetre karelik bölgeyi etkiler. Bu da yaklaşık 10 kıl kökünün etkilenmesi demektir. Tedavi edilecek alanın genişliğine göre seans süreleri değişir.Bu yöntemle istenilen sonuca ulaşmak, tekrarlanan seanslarla mümkündür. Tedavi süresinin uzunluğu uygulanan bölge, hastanın yaşı, cilt rengi, hormonal durumu gibi birçok faktöre bağlı olarak farklılıklar gösterir. Cilt rengi açık, kıl rengi koyu olan kişilerde sonuç daha kısa sürede elde edilir. Çünkü koyu ciltli insanlarda (cildinde daha çok melanin olanlarda) cilt lazer ışınını absorbe etme konusunda kılla benzerlik gösterir. Bu nedenle koyu ciltlere daha düşük dozda enerji uygulanır. Bu da tedavi süresini uzatır. Melanin pigmenti yönünden zengin olan koyu renk kıllarda emilim çok yüksek olacağı için, sonuç kısa sürede elde edilebilir.Kişilerin hormanal dengeleri, tedavi seyri açısından önemli bir faktördür. Aktif hormonal bozukluğu olan kişilerde vücut yeni kıl kökleri üretebileceği için, bu tedaviden fayda görmeleri çok uzun sürebilir. Bu nedenle önce hormonal denge sağlanmalı, daha sonra lazer epilasyona geçilmelidir. Zira lazer epilasyonla varolan kıl kökleri tahrip edilebilir. Yeni kıl köklerinin oluşmasının önüne geçilemez. Tedaviden faydalanmada yaş önemli bir faktördür. Vücudun kıl kökü yaklaşık 20 yaşında son bulduğundan dolayı, bu yaştan sonra tedaviye başlanmalıdır.

Lazer epilasyon vücudun tüm bölgelerinde rahatça uygulanır. Diğer epilasyon türlerine göre işlem oldukça kısa sürer ve epilasyondan sonra hastalara herhangi bir kısıtlama yapılmaz (duş almamak,denize girmemek v.b.). Lazer epilasyonun başarıya ulaşma süreci kişisel faktörlere bağlı olarak değişir. Beyaz tenli ve koyu renk tüylenmesi olanlar, esmer ve açık renk tüylenmesi olan kişilere kıyasla daha kısa sürede sonuca varabilirler. Ayrıca yapılan çalışmalar 35 yaş üstü olan kişilerde epilasyonun daha başarılı olduğunu gösterir.Tedavinin süresini kısaltmak için, hastaların seans aralarında çıkan tüylere ağda, ip, cımbız gibi yöntemler uygulamamaları gerekir.Lazer epilasyon, ciltte kalıcı izler bırakmaz. İşlem sonrası uygulama yapılan bölgede hafif bir pembeleşme olması doğal sayılır. Bu renk değişikliği birkaç dakikadan birkaç saate uzayabilir. Bunun dışında ciltte herhangi bir etki yaratmıyor.Gebelik ve emzirme dönemlerinde lazer tedavisine ara vermek gerekir. Lazer epilasyon tedavisi yaptırmayı düşünen kişilerin dikkat edecekleri tek nokta, istedikleri bölgenin bronzlaşmasını tedavi süresince en aza indirmek. Çünkü bronz tene yapılan işlemde lazer dozu çok düşük tutulmak zorunda. Bu da tedavi etkinliğini azaltan bir faktör. Son derece pratik, güvenli, ağrısız olan bu yöntemde infeksiyon riski kesinlikle yok. Yeni sayılabilecek bir yöntem olmakla birlikte, bugüne kadarki araştırmalar, lazer epilasyon tedavisinin herhangi bir yan etki veya kalıcı zarar yaratmadığını gösteriyor.Tedavi, seri şekilde lazer atışlarından oluşur. Her bir lazer atışı yaklaşık 1 santimetre karelik bölgeyi etkiler. Bu da yaklaşık 10 kıl kökünün etkilenmesi demektir. Tedavi edilecek alanın genişliğine göre seans süreleri değişir.Bu yöntemle istenilen sonuca ulaşmak, tekrarlanan seanslarla mümkündür. Tedavi süresinin uzunluğu uygulanan bölge, hastanın yaşı, cilt rengi, hormonal durumu gibi birçok faktöre bağlı olarak farklılıklar gösterir. Cilt rengi açık, kıl rengi koyu olan kişilerde sonuç daha kısa sürede elde edilir. Çünkü koyu ciltli insanlarda (cildinde daha çok melanin olanlarda) cilt lazer ışınını absorbe etme konusunda kılla benzerlik gösterir. Bu nedenle koyu ciltlere daha düşük dozda enerji uygulanır. Bu da tedavi süresini uzatır. Melanin pigmenti yönünden zengin olan koyu renk kıllarda emilim çok yüksek olacağı için, sonuç kısa sürede elde edilebilir.Kişilerin hormanal dengeleri, tedavi seyri açısından önemli bir faktördür. Aktif hormonal bozukluğu olan kişilerde vücut yeni kıl kökleri üretebileceği için, bu tedaviden fayda görmeleri çok uzun sürebilir. Bu nedenle önce hormonal denge sağlanmalı, daha sonra lazer epilasyona geçilmelidir. Zira lazer epilasyonla varolan kıl kökleri tahrip edilebilir. Yeni kıl köklerinin oluşmasının önüne geçilemez. Tedaviden faydalanmada yaş önemli bir faktördür. Vücudun kıl kökü yaklaşık 20 yaşında son bulduğundan dolayı, bu yaştan sonra tedaviye başlanmalıdır.

October 9th, 2006

Lazer epilasyon vücudun tüm bölgelerinde rahatça uygulanır. Diğer epilasyon türlerine göre işlem oldukça kısa sürer ve epilasyondan sonra hastalara herhangi bir kısıtlama yapılmaz (duş almamak,denize girmemek v.b.). Lazer epilasyonun başarıya ulaşma süreci kişisel faktörlere bağlı olarak değişir. Beyaz tenli ve koyu renk tüylenmesi olanlar, esmer ve açık renk tüylenmesi olan kişilere kıyasla daha kısa sürede sonuca varabilirler. Ayrıca yapılan çalışmalar 35 yaş üstü olan kişilerde epilasyonun daha başarılı olduğunu gösterir.Tedavinin süresini kısaltmak için, hastaların seans aralarında çıkan tüylere ağda, ip, cımbız gibi yöntemler uygulamamaları gerekir.Lazer epilasyon, ciltte kalıcı izler bırakmaz. İşlem sonrası uygulama yapılan bölgede hafif bir pembeleşme olması doğal sayılır. Bu renk değişikliği birkaç dakikadan birkaç saate uzayabilir. Bunun dışında ciltte herhangi bir etki yaratmıyor.Gebelik ve emzirme dönemlerinde lazer tedavisine ara vermek gerekir. Lazer epilasyon tedavisi yaptırmayı düşünen kişilerin dikkat edecekleri tek nokta, istedikleri bölgenin bronzlaşmasını tedavi süresince en aza indirmek. Çünkü bronz tene yapılan işlemde lazer dozu çok düşük tutulmak zorunda. Bu da tedavi etkinliğini azaltan bir faktör. Son derece pratik, güvenli, ağrısız olan bu yöntemde infeksiyon riski kesinlikle yok. Yeni sayılabilecek bir yöntem olmakla birlikte, bugüne kadarki araştırmalar, lazer epilasyon tedavisinin herhangi bir yan etki veya kalıcı zarar yaratmadığını gösteriyor.Tedavi, seri şekilde lazer atışlarından oluşur. Her bir lazer atışı yaklaşık 1 santimetre karelik bölgeyi etkiler. Bu da yaklaşık 10 kıl kökünün etkilenmesi demektir. Tedavi edilecek alanın genişliğine göre seans süreleri değişir.Bu yöntemle istenilen sonuca ulaşmak, tekrarlanan seanslarla mümkündür. Tedavi süresinin uzunluğu uygulanan bölge, hastanın yaşı, cilt rengi, hormonal durumu gibi birçok faktöre bağlı olarak farklılıklar gösterir. Cilt rengi açık, kıl rengi koyu olan kişilerde sonuç daha kısa sürede elde edilir. Çünkü koyu ciltli insanlarda (cildinde daha çok melanin olanlarda) cilt lazer ışınını absorbe etme konusunda kılla benzerlik gösterir. Bu nedenle koyu ciltlere daha düşük dozda enerji uygulanır. Bu da tedavi süresini uzatır. Melanin pigmenti yönünden zengin olan koyu renk kıllarda emilim çok yüksek olacağı için, sonuç kısa sürede elde edilebilir.Kişilerin hormanal dengeleri, tedavi seyri açısından önemli bir faktördür. Aktif hormonal bozukluğu olan kişilerde vücut yeni kıl kökleri üretebileceği için, bu tedaviden fayda görmeleri çok uzun sürebilir. Bu nedenle önce hormonal denge sağlanmalı, daha sonra lazer epilasyona geçilmelidir. Zira lazer epilasyonla varolan kıl kökleri tahrip edilebilir. Yeni kıl köklerinin oluşmasının önüne geçilemez. Tedaviden faydalanmada yaş önemli bir faktördür. Vücudun kıl kökü yaklaşık 20 yaşında son bulduğundan dolayı, bu yaştan sonra tedaviye başlanmalıdır.

Epilasyon dediysek…

October 9th, 2006

Ağdaya çamaşır suyu karıştırdı
DoÄŸa Bekleriz’in kulaklarını japon yapıştırıcıyla yapıştırması kadar ilginç bir olay da Banu Alkan cephesinde yaÅŸandı.
Kanal 1′de yayınlanan ‘Hey Canlı’ programının haberine göre, Alkan’ın hijyen takıntısı yüzünden çamaşır suyu ile aÄŸda yaptırdığı ortaya çıktı.
Fethiye’de kaldığı otelin güzellik salonunda aÄŸdaya çamaşır suyu katmasını isteyen sanatçı, ‘olmaz’ yanıtı alınca bu kez aÄŸda sonucu tüm vücudunu çamaşır suyu ile dezenfekte ettirdi. Vücudunda kabarıklar oluÅŸan Afrodit dört gün otelden dışarı çıkamadı.